FIRSATLARI KAÇIRMAYIN

MAKİNA - ELEKTRİK ve İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

İzmir Şubesi Üyelerine

Özel %25 İndirim

DETAY

KAMU

Çalışanlarına

%20 İndirim

DETAY

ONLINE

Ödemede

%15 İndirim

DETAY

PERLA’DAN

Maximum Kartlılara

Taksit İmkanı!

DETAY

GREYMARK HOTEL

Müşterilerine

%25 İndirim

DETAY

Araba Teknolojisinde Otomasyonun Gelişimi

access_time 20 Nisan, 2018

T eknoloji hayatımızın her alanında yer alan ve katlanarak gelişen bir olgudur. Tarımdan kişisel bakıma, sağlıktan eğitime insanların hayatını kolaylaştırır. Tekerleğin icadından itibaren araç kullanımı insanların hayatında yer edinmiştir ve gelişen teknoloji ile beraber taşıtlar da büyük değişime uğramışlardır. Araba teknolojisinde de en büyük devrimi otomasyon ve otomatik kontrol sistemleri yapmıştır.

İlk bilinen otomatik kontrol sistemi İskederiyeli Heron tarafından 1. Yüzyılda icat edilen otomatik açılıp kapanan kapıydı. Tapınağın yanındaki sunak taşında ateş yakınca kapı kendiliğinden açılıyor, ateş sönünce kendiliğinden kapanıyordu. Romalılar bu düzeneği halkı etkilemek için de kullanmıştı.


Foto : İskenderiyeli Heron’un Otomatik Kapısı
Kaynak : https://i.pinimg.com/originals/c8/26/2d/c8262dbbd60249d9c8eb0f7e541d5f26.jpg


Arabalarla alakalı ilk otomatik kontrol sistemi ise James Watt’ın geliştirdiği Flyball Governer’dır. James Watt geliştirdiği sistem sayesinde motorun sabit tork vermesini sağlamıştır. Başka bir deyişle motor gücünü istediği değerde sabitlemeyi ve sürekli çalışmasını başarmıştır. Bu sistem sayesinde motor gücü kontrol altına alınmış ve ihtiyaç doğrultusunda çeşitli sektörlerde kullanılmıştır. Flyball Governer’ın en ilginç özelliği ise herhangi bir elektronik ekipman içermemesi, yani tamamen mekanik oluşudur.



Flyball Governer’ı takiben, elektroniğin de gelişimi ile arabalar her geçen yıl daha da teknolojik oldu. Hatta öyle ki, araba üreticilerinin şu anki hedefi tam otomatik kendi sürüş özelliğine sahip arabalar üretmek. Biraz açmak gerekirse, araba sürerken sizin herhangi bir şeye karışmadığınız, gideceğiniz yere sizi kendisi götüren arabaları düşünebilirsiniz.

Elektroniğin gelişiminin arabalar üzerindeki etkisi sinyal teknolojisinin gelişmesi ile başlamıştır. Sinyal aracılığı ile bilgi aktarımı ve komuta etme sistemleri günümüz arabaları için mihenk taşı olmuştur. Tesla’nın 1898’de radyo sinyali ile uzaktan kontrol edilen (uzaktan kumandalı) minyatür gemi yapması hayli ilginçtir.


Foto: Tesla’nın Kablosuz Uzaktan Kumandalı Gemisi Kaynak : http://www.lifo.gr/uploads/image/805169/Untitled-11_129.jpg


Elektrik ve mekaniğin birlikte gelişimi son 10 yılda arabalarımızı adeta birer yarı akıllı robot haline getirmiştir. Şimdilerde yeni çıkan hemen her arabada bulunan Cruise Kontrol sistemi (hız sabitleyicisi) bu konuda en dikkat çekici örnektir. Arabanızı istediğiniz hıza sabitliyorsunuz ve siz durması için emir verene kadar o hızda gidiyor. 30 yıl öncesi için bu imkânsız bir şey. Hız sabitleyicilerinde ve özellikle son 20 yıldaki hemen hemen her sistemde bilişim teknolojisinin de en az elektronik ve mekanik kadar katkısı vardır. Örneğin uzun zamandır sabit motor gücü için Watt Governer ve benzeri sistemler değil bilişim teknolojisi kullanılmaktadır.

Belli bir seviyeden sonra otomasyonun arabalar üzerinde gelişmesi tamamen bilişim sayesinde olmuştur. Örneğin; son zamanlarda zirveye ulaşan otomatik park sistemleri tamamen bilişim sektöründeki gelişmeler sayesinde yapılmıştır. Arabanızın sığabileceği bir park yeri buluyorsunuz, bir düğmeye basıyorsunuz ve gerisini araba hallediyor.

Yazımızı başından itibaren incelediğimizde, sırası ile tekerlek, motor gücü kontrolü, hız sabitleyici ve otomatik park sistemi örneklerini verdik. Dikkat ettiyseniz, gelişmeler ilerledikçe arabanın zekâ kullanım yüzdesinin arttığını ve sürücüye düşen görevin gittikçe azaldığını görürsünüz. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu sürecin hedeflenen ve son seviyesi olan arabaların otomatik olarak sizi istediğiniz yere götürmesidir.

Geçmiş gelişmeler ve gelecekte olacak olanlar 5’e ayrılır. Bu seviyeler şöyledir:


  • 1. Seviye : Sürücü Asistanı: Araç bazı durumlarda sürücüye yardımcı olabilir fakat aracın kontrolü tamamen sürücünün sorumluluğunda gerçekleşir. Örneğin, Şerit takip sistemi.
  • 2. Seviye : Kısmi Otonom : Sürücü isterse aracın direksiyon ve hız kontrolünü tamamen arabaya devredebilir fakat sorumluluk sürücüye aittir. Örneğin; hız sabitleyicisi, otomatik park sistemi
  • 3. Seviye : Şartlı Otonom : Direksiyon kontrolü ve hız aracın kontrolündedir fakat sürücü acil durumlarda müdahale etmek için hazır bulunmalıdır. Bu arabalarda direksiyon vardır. Şu an sadece birkaç markanın bu seviyede arabası vardır ve çoğu ülkede bu arabaların satışı yasak.
  • 4. Seviye : Yüksek Otonom : Bütün kontrol araca aittir fakat bazı durumlarda sürücüden yarım ister. Henüz geliştirme aşamasındadır ve hiçbir ülkede satışına izin verilmemiştir.
  • 5. Seviye : Tam Otonom : Araç tıpa tıp bir insanın algılarına ve tepkilerine sahiptir. Bu araçlarda direksiyona gerek yoktur. 5. Seviye araçları da henüz geliştirilme aşamasındadır ve şu an satışı bütün ülkelerde yasaktır.